11 Haziran 2008 Çarşamba

Çeşitli Araçlar

  • Araç 1 ) http://www.checkpagerank.com : Pagerank Kontrol
  • Araç 2 ) http://www.seochat.com/seo-tools/future-pagerank : Tahmini Gelecek Pagerank Kontrol
  • Araç 3 ) http://www.netmechanic.com/toolbox/html-code.htm : Kodlamadaki Problemleri Kontrol Edin
  • Araç 4 ) http://www.yourcache.com/ : Google 'ın farklı datacenterlarındaki indexlenmiş sayfa sayılarınız
  • Araç 5 ) http://inventory.overture.com/d/sear...ory/suggestion : Geçen ay hangi kelimeler kaç kez arandı
  • Araç 6 ) http://www.copyscape.com/ : İnternette sitelerinizi kopyalarını bulmak için
  • Araç 7 ) http://www.archive.org : Şimdi olmayan web sitelerinin geçmişteki hallerini görmek için
  • Araç 8 ) http://www.gritechnologies.com/tools/spider.go : Örümcek simulatörü
  • Araç 9 ) http://www.kwmap.net/ : MÜKEMMEL bir keyword haritası , kullanmayı bilen için çok yararlı
  • Araç 10 ) http://labs.google.com/sets : Google 'dan alakalı kelimeler hizmeti ( Bonus )

15 Eylül 2007 Cumartesi

Alan adı (domain name) nedir ?

Alan adı (domain name) web sitenizin internetteki ismi ve adresidir. Bu adres ziyaretçilere sitenizi bulmasını sağlar. Örenk vermek gerekirse sitemizin alan adı wm-tr.blogspot.com'dur. Alan adlarının her birinin bir ip adresine karşılığı vardır, ip adresleri karmaşıklık belirttiği için bu birimler daha basitleştirilerek alan adları oluşturulmuştur. Bundan dolayı web sitenizi ziyaret etmek isteyecek kişiler ip adresinizi bilemeyecekleri için bir alan adı alarak sitenize daha kolay ve akılda kalıcı bir adres belirlemelisiniz. Bu sizin için daima artı puan demektir. Alan adı almak için bir domain register'a gidebilir (örnek: isimtescil.com, godaddy.com vs...) veya web hosting firmanızdan sizin için bir alan adı kaydetmesini isteyebilirsiniz.

Dmoz Dizini Nedir ve Sitenize Ne Yarar Sağlar?

Dmoz hakkında piyasadaki forumlarda o kadar çok yazı ve karışık bilgiler varki. Gerek eksi gerek artı yönde olsun hemen hemen hepsi bu konuya bir yön vermekte. Şu unutulmaması gerekilen bir gerçektir ki Google hala DMOZ’u yedek dizin kaynağı olarak kullanmakta ve bu değişene kadar da DMOZ’da listelenmek çok büyük bir önem arzetmektedir. Diğer bazı Seo yöntemleri ile de DMOZ’da listelenmeden Google’da yüksek sıralar elde edebilirsiniz fakat eğer sitenizi kaydetmeyi başarabilirseniz DMOZ çok kaliteli bir backlink olacaktır. Peki DMOZ’a link eklemek için ne kadar zaman harcamanız ve beklemeniz gerekiyor? DMOZ’a link eklemek en fazla 10-15 dk. civarında bir zamanınızı alır ve sonrası için beklemeniz gerekecek. Belki de uzun bir süre beklemek... DMOZ’da sitenizi göstermek için iki seçeneğiniz var. Zor olan seçenek: Sitenize uygun kategoriyi bulup orayı açacaksınız ve site ekle bölümünden sitenizi ekleyeceksiniz. Kolay olan seçenek ise: Sitenizin veya şirketinizin hitap ettiği ve bulunduğu bölgedeki kategorilere inmek, oradaki en uygun kategoriyi seçmek ve sitenizi eklemek. Evet belki bu DMOZ’un çok derinlerinde ve sitenize pek uymayan bir kategorideki link olabilir fakat unutmayın sonuçta bu bir DMOZ linkinin ne kadar önemli olduğunu unutmayın..! Peki bu link ne kadar etkilidir? Eski bir iş verenim ev güvenlik işleri şirketi sahibiydi. 2 yıl boyunca şirketinin sitesi için ilgili sitelerden kaliteli linkler satın aldılar, Ev güvenliği ile ilgili ve kendileri ile ilgili muhteşem denebilecek başlıklar ve içerik oluşturdular. düzenli bir program ile dizinlere kayıt oldular ve reklam yaptılar. Bütün bunlar Google’da onlar için en önemli kelime olan “Ev Güvenliği” kelimesi konusunda karşılıksız ve ödülsüz bırakıldı. Sonra 8 ay önce onların sitelerini DMOZ’a bölgesel olarak Güvenlik Şirketleri kategorisine ekledim ve 5-6 ay sonra siteleri bu kategoride listelenmeye başladı. Bu listelenmeden tam 3 gün sonra da artık onlar Google da “Ev Güvenliği” konusundaki aramada birinci sırada çıkmayı başardılar. Üstelik açıklamanın bir kısmı onların meta-tag’ları ile ilgili değildi ama DMOZ yine de siteyi listeliyor. Son olarak DMOZ’a kaydolurken sitenizi eklemek istediğiniz kategorinin editörü olup olmadığına dikkat edin. Onlar genellikle meşgul olurlar ve kaliteli siteleri belirlemek için çok seçici davranırlar. (Bu meşguliyet belki sitenizi eklemek için yıllarınızı alabilir, kendi sitemden biliyorum) Sonuç olarak sabırlı olun ve sandalyenize rahatça oturup DMOZ’un beraberinde getireceklerinden faydalanıp zevk almaya bakın…

Hit Artirmanin Yollari..

1. Arama Motorlarına Kayıt Yaptırarak Ön Sıralarda Çıkmak Arama motorlarını internete girenlerin % 97'si kullanmaktadır ve buradan istedikleri bilgileri aratıp ulaşmak istediği sayfaları bulmaktadırlar. Siz de insanları aradıkları zaman bulabilecekleri bir siteniz varsa doğru kelimeleri kullanarak sonuca ulaşabilirsiniz. Dünyanın en çok ziyaret edilen ve en doğru sonuçları çıkardığı öne sürülen Google bu alanın en iyisi. Sitenizi doğru şekilde kaydettirerek sitenize günde yaklaşık 100 kişinin gelmesini sağlayabilirsiniz. 2. Kısa ve Akılda Kalan Alan Adları Adres çubuğunda bulunan isim sizin sitenizin kişiliğini ortaya koymaktadır. Alan Adı seçimi yaparken hem içeriğinize uygun ve kısa hem de akılda kalıcı bir alan adı bulmalısınız. Bunu başardığınız taktirde sitenize bir kere giren kişi siteyi unutmayacak yaklaşık olarak bir ay içerisinde sizin sitenizi tekrar ziyaret edecektir. Bu da size büyük bir katkı sağlayacaktır. 3. Hızlı Erişim Web sitelerimizi genelde güzel durmaları için güzel resimlerle şık fotoğraflarla döşemeye çalışırız. Bu uygulama göze hoş gelmekle beraber sayfanın açılımını yavaşlatacak, ziyaretçiyi memnun etmeyecektir. Bu doğrultuda sayfanızdaki hostunuzu yoracak resimleri, scriptleri kullanmamak en güzelidir. Hele ücretsiz hostingleri kullanıyorsanız kesinlikle anasayfanızın 60 kb 'ı geçmemesi ve resimlerin boyutunun çok büyük olmaması gerekir. Geocities tecrübesine dayanarak.. 4. Banner ve Link Değişimleri Web siteleri arasında yapılan banner ve link değişimleri çok yararlı olacaktır. Özellikle benzer içeriğe sahip siteler arasında yapılan banner ve link değişimleri iki tarafa da büyük katkılar sağlamaktadır. Mesela ziyaretçi aradığını iki site de bulabilir. Ayrıca bu değişimler arama motorlarına da yardımcı olmaktadır. 5. Kaliteli İçerik İnternet gezginleri gezdikleri sitelerde aradığının da fazlasının bulunmasını ister. Gördüğü içerik ne kadar fazlaysa o siteye gösterdiği önem de o kadar fazladır. Eğer bir girişinde bütün siteyi gezebiliyorsa zaten o ziyaretçi o siteye bir daha gelme gereği duymaz, fakat o kadar çok içerik varsa ve bir seferde bütün hepsini gezemiyorsa bu o ziyaretçinin en kısa sürede yarım kalan sörfünü tamamlamak için siteye tekrar gireceğinin belirtisidir. 6. Aktiviteler Web sitelerinde yapılan aktiviteler çok önemlidir. Özellikle ziyaretçilerin online katıldıkları, birbirleri aralarında mesajlaşabildikleri ortamlar çok sevilmektedir. Örneğin ; Mesaj Panosu, Link Bankası, Maillist ,Ziyaretçi Defteri vs.. Bu aktivitelerde ziyaretçiyi memnun edecek ve o siteye tekrar girmesini sağlayacaktır. 7. Toplistler Toplistler ; web sitelerinin istatistiklerini tutan, istatistiklere göre sıraya dizen web siteleridir. Bu sitelere üye olarak sitenizin istatistiklerinizi tutturabilir ve takip edebilirsiniz. Üst sıralarda yer alırsanız sitenize ziyaretçiler gelir. Fakat burda Toplist seçimi de çok önemlidir. Eğer hitiniz düşükse çok büyük sitelere, toplistlere katılmanın bir anlamı yoktur. Daha düşük ve hitinize uygun toplistlere kayıt olmak her zaman için daha yararlıdır. 8. Hit Makinaları Yukarıda anlattığımız hit arttırma yollarının dışında, size hiç bir yarar sağlamayacak olan fakat toplistlerde üst sıralara çıkmanızı sağlayacak olan web trafik sitelerine üye olabilirsiniz. Buradan gelen ziyaretçiler sizin sitenizi hiç bir şekilde bilmez, gezmez ve içeriğiyle ilgilenmez. Sadece hitiniz artmış olur. Bu yolu pek tavsiye etmiyoruz.

Rss Nedir,Rss Nasil Kullanilir?

Günlük haber ihtiyacını karşılamak isteyenler, onlarca internet sitesini ziyaret etmek için çoğu zaman saatler harcar: Siteye gitmek, haberleri aramak, okumak, gerektiğinde kaydetmek ve sonraki sayfaya geçmek vakit alıcıdır. Bir diğer seçenek ise haber gruplarına üye olmak. Bu sefer de e-posta adresinizi verdiğiniz için spam ve virüs gönderilmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalırsınız. İşte, yeni bir haber teknolojisi olan RSS de tam bu noktada devreye giriyor. Açılımı “Really Simple Syndication” (Gerçekten Basit Dağıtım) veya “Rich Site Summary” (Zengin İçerikli Site Özeti) olan RSS, iki açılımda da tek bir şeyi ifade ediyor: Haberlerin, e-posta karmaşasından ve siteleri dolaşma stresinden kurtarılıp, en kısa yoldan en fazla kişiye ulaştırılabilmesi. “RSS-Feeds” veya “RSS-Channels” (RSS Kanalları) her şeyden önce newsletter, yani haber bülteni şeklinde gönderilmiyor; tam tersine, bir RSS okuyucusu tarafından haberin yayınlandığı sayfadan alınıyor ve gösteriliyor. Haberler, bir başlık ve logoyla XML formatında gönderiliyor. Haberi okumak istediğinizde ise haberin başlığına tıklayarak haberin tamamını içeren HTML formatında hazırlanmış internet sayfasına gidiyorsunuz. Bu tür bir haber alma yoluna gidenler için masraflar yok denecek kadar az. İnternet sayfası için hazırlanan haberler, bir uygulama tarafından tam otomatik olarak açılıp, RSS için uygun olan XML formatına dönüştürülüyor. Bu XML verisi okuyucu için gerekli bağlantıları, başlıkları ve markalamaları da içeriyor. Her yeni haber gönderimiyle beraber XML verisi de yeniden yazılıyor ve eski kayıtlar siliniyor. Bu şekilde, çoğu haber yenilemesinden sonra bile haber gönderimini hızlandırmak için veri boyutu düşük tutulmuş oluyor. Bu şekil bir haber akışına “üye” olan kişinin yapması gereken şey, XML verisinin bulunduğu sayfayı okuyucu yazılıma girmek. Hangi RSS okuyucuyu tercih edebileceğinizi ve haber kanallarına nasıl girileceğini, yan sayfadaki kutuda bulabilirsiniz. Klasik haber bültenlerinden farklı olarak, RSS tamamıyla anonim kullanılabilir. -posta adresi vermeniz gerekmediği için spam postalara maruz kalmanız da söz konusu değil. XML formatı sayesinde ise virüslere geçit verilmiyor ve RSS üyeliğinden vazgeçmek, bazı e-posta haber bültenlerinin aksine, gayet sorunsuz, yalnızca istemediğiniz kanalı silmeniz yeterli. Bu sayede kullanıcılar kendi e-posta kutularının kontrolünü tekrar kazanabiliyorlar. Asıl şaşırtıcı olan ise bu kadar avantajlı bir teknolojinin uzun zamandan beri kullanıma açılamamış olması, çünkü RSS teknolojisinin temelleri 1999’da, internetin öncülerinden biri olan Netscape tarafından atılmıştı. İnternet tarayıcısı derleyen Netscape, bu yolla kendi portalı MyNetscape’e, başka sayfalardan içerik sağlamak istemişti. Ancak, Netscape’le beraber unutulmaya yüz tutmuş olan bu çok etkili RSS teknolojisinin faydaları, geçen ay karşılaştığımız spam ve virüs saldırılarından sonra tekrar gündeme geldi. Olaylardan bu yana RSS için talep ciddi bir şekilde arttı: s228’deki resimlerin de ortaya koyduğu gibi, şu sıralarda büyük medya kuruluşları RSS teknolojisine başvuruyor. RSS teknolojisiyle haber formatında yeni bir sayfa açılıyor Bu teknolojiyi daha da çekici hale getiren ise haber kanallarının kolayca oluşturulabilmesi. Bu günlerde birçok Weblog ve İçerik Yönetim Sistemi, hatta ev kullanıcıları bile bu teknolojinin özelliklerini kullanıyor. Bir internet sayfasının bu yeni haber formatına ne kadar çabuk ayak uydurabileceğini en iyi kanıtlayan çalışma ise “myRSS” (http://myrss.com). Bu sitede herhangi bir sayfa RSS haber akışına dahil edilebiliyor ve anında myRSS üzerinden kayıt olunuyor. Hizmet şimdilik beta aşamasında olmasına rağmen sorunsuzca çalışıyor. RSS hizmeti sunan haber sitelerinin bulunması Peki bir sitenin gerçekten RSS hizmeti sunup sunmadığını nasıl anlayabilirsiniz? Bu teknolojiyi kullanan siteler sayfalarında RSS kısaltmasını veya üzerine tıklandığında sizi kendi RSS okuyucunuz aracılığyla habere ulaştıran renkli dikkat çekici XML yazıları kullanıyorlar. Ne kadar çok site RSS çatısı altında toplanırsa, haber aramak da bu ölçüde kolaylaşıyor ve siz de gün boyunca daha önemli şeylere zaman ayırabiliyorsunuz. Bu bağlamda ön plana çıkan NewsIsFree: Your Personal News Portal gibi online portallar, birçok haber kanalını bünyesinde barındırarak, kullanıcının çeşitli başlıklar ve kategoriler içinde keyfi düzenlemeler yapmasına olanak veriyor. Haber kanallarının başka bir ilgi çekici özelliği ise web sitesi sahiplerinin işine yarıyor: Site sahipleri, istedikleri haberi kendi sitelerine rahatlıkla taşıyıp, haberi yayınlayan sitenin başlığı ve logosuyla birlikte ziyaretçilerin haber taleplerini karşılayabiliyorlar. Bunun avantajı ortada. Artık haberleri kendiniz düzenlemek zorunda değilsiniz, buna rağmen güncel haberlere istediğiniz şekli verebilirsiniz. Tek dezavantaj ise, tüm haberi okuyabilmek için üzerine tıkladığınızda, haberi asıl yayınlayan sitenin ziyaretçi istatistiklerini yitirmemesi için haberin yayınlandığı kaynak siteye yönlendirilmeniz. Yapılan hesaplar gösteriyor ki gelecek aylarda RSS’e olan talep ciddi bir şekilde artacak ancak sadece haber alanında değil. Microsoft (MSDN Blogs - Blogs) gibi yazılım geliştiricileri bile artık RSS teknolojisini uygulamaya geçmiş durumda. RSS geleceğin en yaygın haber standardı olacak RSS okuyucu içeren işletim sistemlerinin ve programların sayısı gelecekte de artmayı sürdürecek. Bunun en iyi örneği, Windows XP’nin takipçisi olan “Longhorn” da haberlerin doğrudan masa üstünde görüntülenebilecek olması. Ayrıca şu anda sadece deneme sürümü mevcut olan yeni internet tarayıcısı Opera 7.5, bu sürümüyle beraber gelen e-posta programında bir RSS okuyucuya sahip olacak. Böylece RSS de e-posta kadar bilinir hale gelecek. Amerikan başkanı George Bush bile geçen sene, bir tür günlük olarak kullandığı ve seçmenlerin de kendisine mesaj yazabildiği “Bush Blog” (GOP.com | Republican National Committee :: Home) ile seçim kampanyalarındaki yerini RSS ile sağlamlaştırdı. RSS ARKA PLAN VE PRATİK News Feed’lere abone olmak ve okumak RSS haberlerini rahatlıkla okuyabilmek için, haberi yayınlayan sitenin haber başlıklarını içeren XML verilerini günde bir defa veya daha sık alıp istenilen formatta gösterebilecek bir okuyucuya ihtiyaç var. Bu okuyucu, tercihe göre tek başına bir program, bir Outlook eklentisi veya internet tabanlı bir servis olabilir. Habere tıklamanız halinde haberin tümü yayıncının sayfasında, HTML sayfasının bütün değişik görüntüleme olanaklarıyla size sunulacak. Her şey için tek bir okuyucu RSS okuyucu HTML sayfalarını çoğunlukla kendisi oluşturduğu gibi, aynı zamanda da birçok RSS standardını da desteklemekte. Bunun sebebi ise RSS’nin 0.9 sürümünden beri iki ayrı koldan geliştirilmiş olması. RSS-DEV Working Group’un derlediği 1.0 sürümüyle UserLand firmasının derlediği 2.0 sürümü arasında bazı uyumsuzluklar ortaya çıkıyor ama buna rağmen farklı sürümler kullanıcı için sorun teşkil etmiyor. Almanca bir program olan “FeedOwl” (RSS Reader: für Windows, Macintosh, Linux und Cross-Java - Newsfeeds lesen) ve İngilizce bir program olan “FeedReader” (www.feedreader.com), bedava ve baş- langıç için uygun seçenekler. Özellikler ve kullanım kolaylığı açısından daha üstün bir program olan “FeedDemon” (Bradbury Software - Creators of TopStyle and FeedDemon) ise 30$ fiyatla satılıyor ve 30 günlük deneme sürümü mevcut. Aynen devam: RSS ve Outlook E-posta ve haber almak için iki ayrı program istemeyen Outlook kullanıcıları, IntraVNews adlı eklenti ile RSS haberlerini alıp görüntüleyebilirler. (www.intravnews.com). Bunun için Microsoft’un geliştirdi ği .Net-Framework’ün yüklenmesi gerekli. Bu zahmete değer, çünkü böylelikle Microsoft Outlook’un RSS Feed arama ve kategorileri filtreleme özelliklerinden büyük ölçüde yararlanabilirsiniz. RSS Feed Kullanımı Teorik olarak RSS Feed’lere abone olmak, her site için aynı: Gezdiğiniz sitede bir RSS sembolü görürseniz, tek yapmanız gereken istediğiniz RSS bağlantısını RSS okuyucuya kopyalamak ve açılan yeni kanala bir isim vermek. Zaten çoğu okuyucu, haber kanalının ismini girme işini XML üzerinden otomatik olarak yapıyor. Daha da rahatı var: NewsGator (NewsGator - The RSS Platform Company) gibi bazı RSS okuyucular, sağ tuş menüsüne bir eklenti koyarak istediğiniz bağlantıyı tek tıklamayla okuyucu yazılıma göndermenize olanak tanıyorlar. RSS okuyucunun XML verilerini hangi sıklıkla güncelleyeceğini bazen kanalı n kendisi, çoğu zaman ise kendiniz belirleyebiliyorsunuz.

FBI ve Hackerlar

FBI, şu anda yürütülmekte olan proje kapsamında, 1 milyon internet kullanıcısıyla ortaklaşa yaptığı çalışmayla siber suçluları avlıyor. FBI, Amerika çapında başlattığı araştırmayla siber suçluları ve “zombi bilgisayarları” avlıyor Hackerların virüslerini yaymak için kullandığı bir çok internet ağı ve “Zombi bilgisayar” tespit edildi. Zombi bilgisayar virüs yaymak için kullanılan bilgisayarlara deniyor. Hackerların kimliklerini bu ağlara sızarak tespit ediliyor ve hukuksal işlemler başlatılıyor. Yapılan açıklamada “zombi bilgisayarların” iç güvenlik için çok ciddi bir sorun olduğu açıklandı. Bir yetkili verdiği ropörtajda “Bilgisayarlarına girilen çoğu kullanıcı bunun farkında olmadığı için tehditin büyüklüğünün farkında değiller” diye konuştu.

Yahoo Sitemap Uygulamasi

Google’un sitemap uygulamasını tüm webmasterlar bilir peki yahoo'nun sitemap optimizasyonu olduğunu biliyor muydunuz? Hazırda bulunan, google sitemap için kullandığınız xml,txt,htm sitemapınızı hiç değiştirmeden, aynı formatla yahoo sitemap panelinden de sitemap olarak yahoo'ya ekleyebilirsiniz, yararlı olacaktır yapmanızda fayda var, özellikle yabancı site sahiplerinin hitlerini artırmak için. Yapmanız gerekenler gayet çok basit, google kadar sizi uğraştırmıyor yahoo. Başlayalım; Yahoo hesabınız ile https://siteexplorer.search.yahoo.com/mysites adresinden yahoo'ya giriş yapın. My Sites başlığının altıntaki inputa site url'nizi yazın, add my site butonuna tıklayın. Status kolonundan sitenin olduğu satırdaki New Authenticate linkini kullanarak sitenin size ait olduğunu ispatlamak amacıyla verilen dosyayı sitenizin ana dizinine (root) yükleyin veya meta tagı ekleyin. (Google sitemap deki gibi, hesaptaki tüm siteler değil. Her site için farklı dosya-tag kodu (farkındayım acımasızca)) Ready to authenticate butonuyla dosya-meta tagı eklediğinizi belirtin, bir süre bekledikten sonra sitenizin onaylandığını göreceksiniz. Daha sonra panelin ana sayfasına dönün, status kolonunda ki Authenticated yazısı sayesinde sitenin onaylandığını görülüyor. Artık sitemap dosyanızı Manage butonuna basarak ekleyebilirsiniz. Explore butonu ve status sayesinde de değişiklikleriniz yapabilirsiniz.

4 Eylül 2007 Salı

Site İstatistiklerini Google Analytics'le İzleme

Arkadaşlar siteler için en önemli şeylerden biridir site istatistiklerini izleme. İstatistik diyince işte ziyaretçi nerden gelmiş, nereleri gezmiş, günlük veya toplam kaç sayfa görüntülenmesi var, günlük veya toplam kaç tekil kişi girmiş vs. Bunlar için kullanılan en önemli sitelerden birini size özellikleriyle tanıtıcam ve açıklayacam. Sizin aklınızdan muhtemelen şöyle bir soru geçiyor olabilir: “Neden istatistik scripti varken bunu kullanıyım”. Bunun aslında bir çok nedeni var , bunlardan bir kaçına değinirsek; -Sitenizde bulunan istatistik scripti webmasterlar ve ziyaretçiler tarafından pek inandırıcı bulunmaz. Çünkü onun kontrolü sizin elinizdedir. -Sitenizi hiçbir istatistik scriptiyle extreme’in ve google’ın size verdiği özellikler kadar izleyemessiniz. Mesela sitenize hangi anahtar kelimeleri aratarak geldiğini, ziyaretçilerin hangi ülkelerden olduğunu vs. -Ayrıca google kompleks bi yapıda olduğu için emn olun ordan aldığı verileri işleyecek ve sitenize ona göre davranacaktır Deminde belirttiğim gibi bunlar sadece bir kaçı bunları çoğaltmak mümkündür. Google analytics’e nasıl üye olunur, ordaki hangi veri neyi anlatır vs. Google Analytics aslında üyeliği ve kurulumu o kadar zor olan bi sistem değil(Çünkü bu sistem türkçe dil seçeneğide içeriyor). Size ait bir gmail hesabınızla Google Analytics adresine girip giriş yaptığınızda onlar sizi üye olmanız için yönlendiriyolar zaten . Üye oldunuz ve size sitenize eklemeniz için bir kod verdiler bu kodu napıcam diyosunuz büyük bi ihtimalle: o kodu siteniz.com adresinde girildiğinde açılan sayfaya(ki bu sayfa ya index.html, index.htm dir eğer hazır sistem filan kullanıyorsanız index.php yada index.asp dir) ekleyeceksiniz. İndex.html ve index.htm ‘de kolaydır bu direk kopyala yapıştır yaparsanız ama hazır sistemler biraz kompleks olduğundan ya deneyerek bulursunuz yada google’dan aratırsınız. Ama işin mantığı şudur o kod siz sitenize girip kaynağı görüntüle yaptığınızda gözükmesi lazım bu olduysa google sitenizden verileri almaya başlıyacaktır. Ben wordpress kullandığım için söliyim wordpress’te kodu direk sağdaki bi metin bloguna yapıştırırsanız da çalışır öyle eklenti filan kurmanıza gerek yok zaten eklenti çalıştırmıyor sorun çıkarıyor(denedim). Hemen şunu da belirtiyim Google analytics’te birden fazla site profili ve erişim yöneticisi ekleyebilirsiniz ki webmasterlar için bu çok güzel bi sistem. Bunu yapmak için analytics ayarlarına tıklayıp(üstteki turuncu yerde solda) en altta bulunan web profili ekle veya erişim yöneticisi linklerine tıklayabilirsiniz. Üye oldunuz herşey güzel veriler geliyor ama hangi veri neyi temsil ediyor yada bu sistemde neler yapabilirsiniz biraz da onları anlatalım… Google Analytics’e girdiniz sitenize gelen gideni merak ediyorsunuz o zaman siteniz.com yazan yerin yanındaki raporları görüntüle seçeneğine tıklayabilisiniz yada üstte bulunan turuncu blogtaki “web site profilini seçmek için tıklayın” yerinden sitenizi seçebilirsiniz. Herneyse bi şekilde rapor bölümüne girdiniz. Google Analytics’in en güzel kısmıdır bu kısım direk size özetler sitenin tekil ziyaretini , sayfa görüntülenmesini, gelenlerin nerden geldiğini vs. En üstte bulunan grafik sitenize giren gün ve gün tekil hiti gösterir yani kaç kişi ayrı ayrı girmiş. Bunu grafik olarak göstermesi bazı şeyleri görüp yorum yapabilmeniz açısından çok hoş aslında. Site kullanımı bölümünü biraz açalım; ….. Ziyaret Yazar Burası sitenize toplamda kaç kişi giriş yapmış onu belirtir tekil ziyaret değildir çünkü (basit olarak)sitenin penceresini kapatıp yeniden açanı da ziyaretten sayar(tekil ziyaret bölümü aşşağıdaki bloklardadır)Google bu durumu şöyle açıklıyor: “Bir kullanıcı sitenizde 30 dakikadan daha uzun bir süre boyunca etkin değilse, daha sonra yapılacak işlemler yeni bir oturum olarak kaydedilecektir. Sitenizden ayrılan ve 30 dakika içinde geri dönen kullanıcılar, orijinal oturumun parçası olarak sayılır.“ ….. Sayfa görüntülenme sayısı yazar burasıda sayfanız toplamda kaç kere görüntülenmiştir onu gösterir buna çoğul hitte denir ….. Sayfa/Ziyaret sayfa görüntülenme sayısının ziyarete oranıdır ….. Hemen çıkma oranı ki bu oran “adam yanlış siteye gelmiş belli bi süre durmuş bakmış ve çıkmış” ın toplam hite oranıdır. % olarak ifade edilir. ….. Sitede geçirilen ortalama süre aslında bu süre webmasterlar için çok önemlidir çünkü bu sitenin içeriğinin ne kadar okunduğunu yada gelen gidenin sadece bakıp geçtiğini gösterir …… Yeni ziyaret yüzdesi sitenize ne kadar yeni ziyaretçi çektiğini gösterir bunun %100′den çıkarılmış halide sitenize ne kadar vefakar ziyaretçinin geldiğini gösterir Trafik Kaynaklarına Genel Bakış blogunu biraz açalım: Bu bölüm bi webmaster için en önemli bölümlerden biridir. Çünkü siz sitenizin reklamını diğer sitelerde yaparsınız ve bunun ne kadar başarılı olduğuna burdan bakarsınız. Aynı zamanda Arama motorlarından filan ne kadar hit geldiğini hangi anahtar kelimelerden geldiğini de burdan görebilirsiniz. Ordaki ifadeler aslında türkçe açıklamaya gerek yok ama Doğrudan Trafik belkide aklınızı karıştırabilir.. Doğrudan trafik hiçbir linke tıklamadan sitenize direk siteniz.com adresinden girenleri temsil eder ve bunlar büyük bi ihtimalle sitenizi vefakar ziyaretçileridir. Eğer raporu görüntüle’ye tıklarsanız size anahtar kelimeleri ve kaynakları daha ayrıntılı bi biçimde gösterecektir. İçerik özeti blogunu da biraz açıklayalım: Orası hangi içeriğinizin daha fazla hit çektiğini gösterir. Mesela makale siteniz varsa hangi makaleniz daha çok okunuyo hangisi ilgisiz kalmış gibi sorularınıza yanıtlarınız ordan bulabilirsiniz. Raporu görüntüle seçeneği size çok ayrıntılı bilgi verebilir. Mesela bu içeriğe ziyaretçilerim nerden geliyor, sonra nereleri geziyor şeklinde…. Eğer raporu görüntüleden sonra tam raporu görüntüle derseniz (hemen altta) sizi sayfa sayfa içeriğinizle ilgili “Sayfa Görüntüleme Sayısı , Farklı sayfa görüntülemeleri , sayfada geçirilen süre, hemen çıkma oranı, hemen çıkma oranı, çıkış yüzdesi vb. bilgiler verir. Ziyaretçilere genel bakış blogu da sitenize yapılan tekil ziyaretleri gösterir ama tam tekil yanılma payı çok azdır. Aynı zamanda bu blogtaki raporları görüntüleye tıklarsanız ziyertçilerin bilgileriyle ilgili ayrıntılı verilere ulaşabilirsiniz(mesela tarayıcı , işletim sistemi vs. , ülkesi…) En son anlatacağım blok fantazi bi blok aslında. Size ziyaretçilerim nerden geliyor sorusunun cevabını harita üzerinde görsel olarak vermektedir ayrıca bunu şehir şehir de göstermektedir. Analytics’in bir özelliğini daha belirtmek istiyorum bu hedefler özelliği buda aslında çok işe yarayan bi özellik bu özellik şu işe yarıyor: Atıyorum siz birşey satıyorsunuz(satış işlemi adım adım da olabilir) satış yapıldıktan sonraki(en son) sayfayı hedef olarak gösteriyorsunuz , ara sayfalarıda ara hedefler olarak gösteriyorsunuz(ki google buna huni diyor) google size toplam dönüşümleri, vazgeçilenleri rapor olarak sunuyor. Analytics aslında ii kullanıldığında gerçekten sitenizle ilgili yararlı bilgileri alabileceğiniz ve bu verileri işleyerek daha da gelişebileceğiniz bir yapı ben kullanıyorum tavsiye de ediyorum. Ha bunun bi eksisi var aslında eksi yoksa artı mı tam olarak bilemicem ama extreme’daki gibi herkes bu verileri göremiyor sizden başka birinin bu verileri görmesini istiyorsanız kullanıcı eklemek zorunda kalıyorsunuz(korkmayın hesabınıza ister yönetici şeklinde ister sadece rapor görüntüleyecisi şeklinde kullanıcı ekliyebiliyorsunuz).

3 Eylül 2007 Pazartesi

SEO İpuçları

Bugüne kadar ortaya atılan teorileri, şunu yaparsan işe yarar gibi lafları unutun, bu makale size katkı sağlayacak. Arama motorları için yapılan optimizasyonlar ülkemizde ne kadar önemli gibi gözükse de bu işi iyi yapan kişi sayısı ne yazık ki az. Çünkü herkes tarafından bilgili kabul edilen kişilerin yazdığı makaleler hiçbir işe yaramıyor. Adam kendisi biliyorsa bile bunu anlatmıyor. Çünkü anlatırsa herkes yapacak ve kendi hitinde, gelirinde azalma olacak. Ben tüm bunları geride bırakarak SEO açısından size katkısı olacağını düşündüğüm bu makaleyi neden yazıyorum ? Çünkü Türk internetinin gelişmesi için arama motorlarında daha yüksek yerlere gelmeli. Özellikle ingilizce kelimelerde bir Türk`ün sitesinin olması iyi olmaz mıydı ? Tabi arama motorlarında üstte çıkmaktan bahsediyorum ama spam konusu Türk internetinin önünü kapattığı gibi, arama yapan kişinin de bilgiye ulaşmasını engelliyor. Spam yaparak aramalarda üst sıralarda çıkabilirsiniz, hatta hitte alabilirsiniz, fakat bu geçicidir. Çünkü spam report sayfası ile her an bir kullanıcı sizi şikayet edebilir. Edilmese bile sizin kimsenin gözünde zerre kadar değeriniz olmaz. Spam yapacaksanız şu yolu deneyin; Spam yapacağınız kelimeyi seçin ve o kelimeyle ilgili çeşitli bilgiler toplayın. O bilgileri sayfanıza koyun. Hem spam yapmış gibi tatmin olun hem de arama motorlarında üstte çıkın. Böylece arama yapan kişi hem sizin sitenizi ziyaret edecek, hem de istediği bilgiyi elde etmiş olacak. Şimdi gelelim SEO (Search engine optimization) tekniklerine: Şüphesiz internette en iyi hit getiren arama motoru Google`dır. MSN, Yahoo!, Altavista gibi arama motorları Google`ın yarısından bile az ziyaretçi getirir. Bunun nedeni internette en çok kullanılan arama motorunun Google olmasıdır. Bunu iyi bilen Google, site sahibinin bunun farkında olmasıyla Google`da üstte çıkmak için elinden geleni yapacağını ve bunu biraz zor kılmak gerektiğini açıklamış, bunu da gayet güzel uygulamışlardır. MSN ve Yahoo! gibi sitelerin arama sayfalarında pek kapsam bulunmamakta. Sayfanızın içeriğini bol bol doldurup, meta-tagları zengin tutarak üstlerde çıkabilirsiniz. Fakat Google böyle değildir. Arama sonuçlarında üst sıralarda çıkabilmek için bir çok engel koymuşlardır. Bu engelleri sıralamak gerekirse; - Title (Sayfa başlığı) - URL (Sayfa adresi) - İçerik (Sayfanın içeriği) - Meta-tag (Sayfada bulunan meta-taglar) - Pagerank (Sayfanın aldığı google pagerank değeri) - Aranan kelimeden çok link almış olmak (Örneğin; oyun kelimesiyle başka sitelerden ne kadar çok link alırsanız, “oyun” kelimesi aramalarında o kadar şansınız olur) Pagerank en az etken olarak gözüküyor. Yine de az da olsa etkisi oluyor. Çeşitli akıl oyunları ile pagerankın önemini de kendiniz artırabilirsiniz. Üstteki tüm etkenleri sağlıyorsanız, siteniz taşları yerine oturtmuşsa arama sonuçlarında üst sıralarda çıkmanız için önünüzde bir engel kalmaz. Size önerim en çok title ve URL etkenlerine dikkat etmenizdir. Her sayfada aynı başlık ve URL`leri kullanırsanız daha az katkı sağlar. Ama her sayfaya özgü title yapılırsa daha iyi optimize edilmiş olur. Örnek vermek gerekirse; Sayfanın içeriğinde “haberler” olsun. Google`da aranan kelimemizde “google piyasa değeri” olsun. Sizin sitenizde de böyle bir haber olsun. Sayfanızı şu şekilde optimize etmelisiniz; Title = Haberler / Google piyasa değeri açıklandı İçerik = Burası zaten haberinizde olacaktır URL = Programlama diliniz php ise ve kullandığınız ******e optimize uygulanmamış ise haber.php?id=4213 olacaktır. Bu şekilde de katkı olur fakat önerimiz şu şekilde; google-piyasa-degeri-aciklandi-4213.html Ayrıca php bilginiz varsa meta-taglara haber başlığını entegre etmelisiniz, keywords kısmına da haberinizin ilk kısmını entegre ederek müthiş bir optimize elde edebilirsiniz. Örneğin haber sitemizin tabloları şu şekilde olsun; Başlık = $tabloismi[basliktablosununadi]; Kısa metin = $tabloismi[kisametintablosununadi]; EÜstteki tablolara göre meta-taglarımız ve title şu şekilde olmalıdır; ”> Böylece title`de otomatik olarak “Google piyasa değeri” yazacak. Tabi bu her haberde değişecek. Her haberin kendi başlığı yazacak title kısmında. Meta-tag`larda da keywords olarak haberimizin bir kısmı gözükecek. Mesela; “Google`nin piyasa değeri açıklandı. Amerika`daki yetkililerin açıklamalarına göre piyasa değeri 180 milyar dolar olarak belirlendi.” Title = Google piyasa değeri açıklandı Ayrıca .htaccess dosyamızı nasıl klasöre dönüştüreceğiz diye sorarsanız bu çok kolay; RewriteEngine On RewriteRule ^(.*).html$ haberler/$1.php RewriteRule ^(.*).html$ kategori_ismi/$1.php Eğer sitenizi yeni açtıysanız biraz normal indexlenme sürecinde beklemeniz gerekiyor. Zira ilk başlarda Google bunları görürse sizi uzun bir sandbox yolculuğuna çıkarabilir. Siteniz indexlenirken sabırlı olmalısınız, sitemap kullanarak googlebotlarına yardımcı olabilir ve daha iyi sonuçlar alabilirsiniz. Öncelikle online sitemap hazırlayan sitelerden birine girin ve tüm siteyi indexlemesi için URL`nizi yazıp gönderin. Denemek için bir sitemi yazdım ve birkaç saat içinde indexlemeye başladı (1 haftada ancak 1-2 sayfa indexlemişti, sitemap sayesinde onlarcasını indexlemeye başladı)

Pagerank ve SERP

Pagerank'in çok kısa tanımı: Sitenizin içerdiği konuların internet dünyasında geçerliliği ve benzer içerikli sitelerle ilişkileri açısından Google'ın sitelere ve bloglara yaptığı bir puanlama sistemidir. İnternette site veya blog sahibi olanlar Pagrank'e çok değer veriyorlar. Oysa en çok SERP durumlarına dikkat ve özen göstermeleri gerekir. Bundan sonra zaten normal olarak Pagerank dereceleri gereken seviyeye gelir. SERP nedir? Seach Engine Results Page= Arama Motorları Sonuçları Sayfası İşte yazılarınızdaki terimleriniz arama motorları tarafından sağlıklı olarak kayıt ediliyorlar mı, arama sonuçlarında sağlıklı olarak çıkıyorlar mı, öncelikle buna dikkat edilmesi gerekiyor. Bunun için gereken çalışmalar zaten yazılarımın esas konuları olacaklar. Henüz işin çok başında olduğumdan bütün bu konulara değinmem çok zaman gerektiriyor. Pagerank ne işe yarar: Puanınız ne kadar yüksekse, yazılarınız Google tarafından o derecede dikkate alınır ve o derecede sık indekslenir. Bu durumda SERP'in önemi tekrar kendisini gösteriyor. Pagerang dereceleri: Her üç ayda yeni derecelendirmeler yapılır. Buna pagerank güncelleştirmelerine (pagerank updates) denir. Sonuncusunda pek bir şey değişmedi. Sadece birkaç yeni sitelere puan verildi. Gelecek güncelleştirme önümüzdeki Kasım ayında yapılacaktır. 10 üzerinden puanlar verilir. Buna göre; 10/0 Sitenizin içeriği çok fakir ya da siteniz arama motorları, robotları tarafından ziyaret edilmiyor. Eğer çok yeni değilseniz araştırmalısınız. 10/1 Başlangıç için fena değil, ama 6 aydan fazla bir süredir değişmediyse hatalarınızı arayın. 10/2 İyi. 10/3 Oldukça iyi. 10/4 Mükemmel denebilir. Daha yüksek puanlar daha kıymetlidir elbette ama bunun için yapılacak fazla bir şey yok. Sitenizin çok güçlü olması gerekir. İnternet dünyasında site sahiplerinin sizin linklerinizi sayfalarına karşılıksız ekleyecek kadar gerekli içeriğe sahip olmanız gerekir. Hırsa kapılmamalısınız. Kendi pagerank derecenizi öğrenmek için buraya tıklayın: check pagerank Pagerank'inizi yükseltmeniz için SEO uzmanlarının pekçok tavsiyeleri olacaktır. Siz öncelikle SERP konusuna odaklanmalısınız. Öncelikle bu konuda yapılması gerekenler hayati önem taşıyor. Gelecek yazılarımda bu konulara değineceğim.

Yazının tüm hakları Erdal adlı arkadaşımıza aittir. Yazının asıl kaynagı webilekazan.blogcu.com'dur. Anlayışından dolayı teşekkür ediyor, yanlışlık içinde özür diliyorum..